Dylan Thomas'ın şiiri...
Dylan Thomas'ın şiiri, "ölüme boyun eğmeyin, savaşın" derken, Cooper karakteri de ölümüne terk edilmiş bir uygarlığın kaderine karşı yola çıkan bir adamdır. Tüm film boyunca Cooper'ın karşısında da tıpkı şiirdeki gibi karanlık vardır, ama o, yıldızlararası karanlığa usulca gitmez. O da "öfkelenir, öfkelenir ışığın ölmesine karşı."
Şiir, bilgelerin, iyi insanların, asi ruhların ve ölüm döşeğindeki yaşlıların hepsini tek tek anlatırken, aslında her biri Interstellar'da bir karaktere dönüşüyor gibi:
Bilge adamlar, tıpkı Profesör Brand gibi, gerçekleri bilseler de karanlığa usulca gitmezler.
İyi insanlar, tıpkı Murph gibi, zamanın ve mesafenin acımasızlığına rağmen geride kalıp savaşırlar.
Asi ruhlar, tıpkı Cooper gibi, mantığın sınırlarını zorlayıp sevgiyle bağ kurarak evrenin ötesine geçmeye çalışırlar.
Ve son olarak, film boyunca görünmeyen ama şiirdeki "baba" figürü gibi varlığını hissettiren tüm insanlar: evde çocuklarını, sevdiklerini, yaşamı bekleyenler.
Şiirin sonundaki o çarpıcı dize "ve sen, benim babam, orada hüzünlü dorukta, yalvarırım, lanet et, hayır dua et bana şimdi acımasız göz yaşlarınla..." filmde Cooper'ın kendi kızı Murph'le olan ilişkisini yankılar. Çünkü Murph da babasına içten içe bu çağrıyı yapar: "Bizi bırakma, savaş!" Tıpkı şairin babasına yaptığı gibi.
"gitme o güzel geceye tatlılıkla.
öfkelen, öfkelen ışığın ölmesinin karşısında."
Yıldızlararası (2014)

Yorumlar
Yorum Gönder