Terörizmin sebepleri
Teröristler uğradıklarını düşündükleri yasal haksızlıkları tespit edip bunların propogandalarını yapmada ustalaşırken, temel sebepler ile terörizmin ortaya çıkışı arasındaki bağlantılar pek araştırılmamıştır.
2003’te Oslo’da yapılan “Terörizmin temel Sebepleri” başlıklı konferansta belirtildiği üzere aşağıdaki temel sebeplerin terörizmin ortaya çıkışına öncülük ettiği düşünülmektedir:
Demokrasi, kişisel özgürlükler, ve yasal düzen eksikliği,
Başarısız ya da zayıf devlet
Hızlı modernleşme
Uç noktadaki laik veya dini ideolojiler
Siyasi şiddetin, iç savaşların, darbelerin, devrimlerin veya diktatörlüklerin tarihsel kalıntıları
Güç eşitsizliği veya üstünlük
Gayrimeşru veya bozulmuş hükümetler
Gayrimeşru hükümetleri destekleyen güçlü dış aktörler
Yabancı istilacılar veya sömürgeci güçler tarafından bastırılma
Etnik veya dini kökenler nedeniyle ayrımcılık yaşama
Devletin, karşıt görüşlü grupları veya oluşmakta olan sosyal sınıfları entegre etmede başarısız veya isteksiz olması
Sosyal adaletsizlik
Karizmatik ideolojik liderlerin varlığı
Tetikleyici olaylar
Bu temel sebepler öncelikle “neden” sorularına cevap verir (mesela “Neden terörist olunur?” gibi). Oysa “nasıl” soruları bize hangi faktörlerin insanların terörizmle ilgilenip iştirak etmelerini etkilediğini anlamada daha çok fikir verir.
İnsanlar “neden” terörist olurlar? Bu soruya en iyi cevabı, terör örgütlerine katılan kişiler verebilir. Dahil olduğu pek çok eylem yüzünden defalarca ceza almış bir IRA mensubuyla yapılan bir görüşmede, neden IRA’ya katıldığı sorusuna kişinin verdiği cevap kısaca 4 maddede toplanabilir:
Terörist, bir duygusal durum (bir tür duygusal bir heveslilik) olarak tariflediği şeyin, yaşamında daha önce deneyimlediği olaylarla (mesela bir protesto/gösteriye katılıp polise taş atması, ve bu katılımın sonucunu duygusal bir düzeyde değerlendirmesi gibi) ve erken yaşlarda öğrendikleriyle (mesela grubun ve savunduğu tezin tarihçesini öğrenmesi gibi) birleştiğinde kendisini bu tür bir gruba üye olmaya yaklaştırmış olabileceğini söylemiştir.
Öyle görünüyor ki teröristin derin bir insani vicdanı bulunmakta ve kendini kurbanlarla özdeşleştirmektedir.
Buna ilişkin olarak harekete geçmeyi kaçınılmaz ve acil bir eylem olarak görmektedir.
Geniş sosyo-politik durumlara ilişkin çok basit ve temel açıklamalar yapmıştır.
Teröristler şiddetin içinde yer almalarını “düşman”a karşı “savunma”yı zorunlu kılan bir tür “kızgın tepki” olarak görmektedir. Grubun mutlak doğası ne olursa olsun, bu görüş onları gruba dahil iten ortak bir sebeptir. Bilinen odur ki, aktif teröristlerin hareketin içinde yer aldıkları zaman veya hapishanede geçirdikleri zaman arttıkça bu teröristler daha çok politize olmaktadır.
Post, terör gruplarını iki kategoriye ayırmıştır. Birincisi devrimi temel alarak içinde bulunulan politik/sosyal rejimi çoğunlukla ideolojik sebeplerle yıkmak isteyen anarşik-ideoloji kategorisidir. İkincisiyse, ailelerinden ve topluluklarından kopmadan, hatta katılmanın neredeyse bir aile geleneği haline gelmiş milliyetçi-ayrılıkçı kategoridir.
Kendini özdeşleştirme ve eylemlere katılma sonucunda elde edilen olumlu nitelikler teröristlerin şiddet olaylarında yer almalarında çok etkilidir. Din adına teröre kalkışanlar dini şahsiyetlerle, laik teröristler ise Che Guevera veya Fidel Castro gibi devrim kahramanlarıyla kendilerini özdeşleştirmektedir. Böyle teröristlerin bir çoğunun eğitim düzeyi lise veya yüksek öğrenimdir. Bu tür eylemlere katılan kişilerin çoğu içinde bulundukları toplulukta kendilerine ve ailelerine saygı duyulduğunu belirtmektedir. Bu tarz rol modelleri teröristlerin şiddet olaylarına karışmaları için geçerli bir sebepmiş gibi algılanmaktadır.
Yapılan araştırmalarda görülmüştür ki içinde bulunulan sosyal durum teröristlerin ailelerine yapılan maddi yardımlar gibi olumlu kazançlarla birleşerek şiddet eylemlerine karışmanın temel sebebini oluşturmaktadır. Yapılan görüşmelerde, bazı teröristler idol olarak gördükleri kişilerin bir amaç uğruna savaştıkları için öldürüldüklerini düşünmektedirler. Çevrelerindeki dini kişiler, aileleri, öğretmenleri de bu kişilerin iyi kişiler olduklarını ve önemli bir şey uğruna savaştıklarını söyleyince teröristler öldürülen bu idollerin bütün söylediklerinin doğru olduğunu kabul edip birden kendilerine baktıklarında devlete karşı olan çizgiyi desteklediklerini görmektedirler. Teröristler katıldıkları eylemler veya gruplar için çok yakınlarındaki kişilerden destek/onay gördüklerinde terörist gruplar içinde sosyalleşmeleri için de destek bulmuş olurlar, ancak bu sefer daha da aşırı davranışlar sergileyebilirler. Terörist gruplara katılım başlangıçta sadece bireysel bir katılım olarak görünse de bu tarz onay/desteklerle giderek gruba duyulan yürekten bir bağlılık haline gelmektedir.
Bir terörist adayının sosyalleşmesi hem onun gruba üye olmak istemesini hem de grubun onu üyesi yapmak istemesini oldukça etkiler. Özellikle hayati tehlikesi bulunan eylemlerde (intihar saldırıları gibi) daha çok bekar olan, bağlı olduğu bir evi ve ailesi olmayan genç erkekler tercih edilmektedir; çünkü ailevi yükümlülükleri ve bağlılıkları olan teröristlerin bu tarz görevlerde duygusal ve mantıksal karışıklıklar yaşayabilecekleri düşünülmektedir. Diğer taraftan, IRA gibi gruplarda teröristin ailesinden ve özellikle de eşinden aldığı manevi desteğin önemi vurgulanmaktadır. Hele hele liderlik pozisyonları için böyle bir destekleyici eş figürü çok önemlidir.
İnsanlar terörizme nasıl katılırlar? Bu sorunun yanıtı daha çok terörist gruplara nasıl üye olunduğunda gizlidir. Terörist adayları terörist grup üyesi olmak ve eylemlere katılmak için çeşitli aşamalardan geçmektedirler. Gruba üye olmak için başvururlar ve geçmişleri, aileleri, sosyal çevreleri, yetenekleri ve diğer gruplarla olan ilişkileri detaylıca araştırılır. Bazı gruplara üye olma süreci aylar hatta yıllar sürebilir, çünkü o grubun üyesi olmak her isteyene verilen bir unvan olarak görülmemektedir. Elbette terörist adayı aktif teröristleri rol modeli olarak gördüğü için kendisine de bir an önce önemli görevler verileceğini düşünür. Oysa, acemi üyelere çoğunlukla oldukça basit görevler verilmektedir. Prestijli pozisyon olarak algıladıkları görevlere gelmeden önce grupta açıkça bağlılık yemini etmeleri ve bunu göstermeleri istenir. Terörist grubun kendi içindeki aşamalı yükselme dışında bir de terörist gruplar arasında aşamalı yükselme vardır.

Yorumlar
Yorum Gönder