Terörizm ve Psikopati

 

Psikopat kişinin en önemli özelliği sosyal ve toplumsal kurallara uyum sağlamada gösterdiği isteksizliktir. Bütün psikopat kişiler şiddet davranışında bulunmazlar, ama şiddet, saldırgan eğilimli psikopat davranışın dışarı çıkması için bir kapıdır. Psikopati kolaylıkla  terörist davranışın muhtemel bir özelliği olarak görülebilir. Sonuçta, teröristler kendi istekleriyle yıkıma, ıstıraba ve ölüme sebep veren davranışlarda bulunmakta ve istekleri karşılanana kadar da bu davranışların süreceği mesajını vererek bu davranışlarının sorumluluğunu üstlenmektedirler.


Psikopatlarda genelde görülen ben merkezcilik,  terörist liderlerin üye seçerken aradıkları bazı özelliklere zıt düşmektedir: Bunlar arasında yüksek motivasyon, disiplin ve herhangi bir yakalanma ya da hapis durumunda stresle karşı karşıya gelindiğinde güvenilir kalabilme yeteneği sayılabilir.Teröristlerin kurban seçimleri de psikopat katillerin kurban seçimlerine ters düşmektedir. Terör kurbanları genelde rastlantısal  ve sembolik bir temelden seçilirler. Ama psikopatlar kurbanlarını teröristlerin yaptığı gibi daha geniş bir ideolojik amaca yönelik çevreden seçmek yerine kişisel fantezilerine dayanan ve hizmet eden kişilerden seçmektedirler.


Teröristlerin bir bölüğü, psikopatların aksine, yaptıkları eylemlerden ötürü pişmanlık duyabilirler. Grup dinamikleri içinde gruba itaat ederek daha saldırgan hale gelmek tipik bir terörist tavrıdır. Bir grup her zaman üyelerinin toplamından fazlasıdır. O yüzden aşırılık bir grup içinde kolayca yuvalanır.  Grup süreçlerini anlamaksızın terör eylemlerinin psikolojisi anlaşılamaz. Terörizm bir grup sürecidir.  Grup, örgütle bireyin ilişkini sürdürmek ve şiddet içeren davranışa bireyi teşvik etmek açısından kilit rol oynar. Öte yanda psikopatinin saldırganlığı bir amaca yönelik olmaktan çok bireysel zalimlikle alâkalıdır.


Terörist örgüte sadakat ve bağlılığın sonucu olarak üyeler arasında özel bir dilin zuhur ettiğini söyleyebiliriz. Bu  özel dil, terörist eylemlere ideolojik bir anlam verilmesinin yanında, terörist bireylerin yapmış oldukları eylemin sorumluluğunu üzerlerinden atmalarını da sağlar.  Buna ek olarak, yapılan eylemlerde can vermek terörist örgüt için bir prestij unsuru olarak kabul edilmektedir.


Terör örgütleri tedhiş eylemini rutinleştirerek bunun verebileceği suçluluk duygusunu bertaraf etmek isterler.Rutinleştirme bireylerin olayları bilinçli yapmalarını ve karar vermelerini engellemekte yani kısaca ahlâkî yargılarını kısıtlamaktadır.  Ayrıca bireyler yapılan işin anlamından ziyade işin detaylarına yoğunlaşarak kolay yolu seçmekte ve böylece eylemin sonuçlarını düşünmekten kaçınmaktadırlar.  Buna ek olarak terörist örgütler, üyelerini kimlik belirsizliğine sürükleyerek normalde saldırgan olmayan bireylerin şiddet içeren eylemlerde rol almasını kolaylaştırırlar.  Kimlik belirsizliği, bireyin büyük bir grubun üyesi olması sonucunda toplumla olan bağlarının zayıflayarak fevri ve saldırgan bir davranış eğilimi içine girmesi sürecidir. Kurbanlar dehümanize edilir, insanlıktan çıkarılır. Kurbanın insanlıktan çıkarılması onlara karşı her türlü saldırganlığı meşru kılar. Ayrıca dehümanizasyon ( insanlıktan tenzil-i rütbeye uğratma)  sürecini mümkün kılan bir diğer önemli özellik ise örgüt içinde kullanılan geleneksel askeri dildir.  İnsanlar yerine hedefler kelimesinin kullanılması, bu çeşit dil kullanımına iyi bir örnektir.


İnsan psikolojilerini ve psikiyatrik tanıları büyük yankı uyandırmış terör eylemlerinin temel belirleyicisi olarak görmek ve göstermek, kuklayı görüp de, sahne berisinde, ipleri elinde tutanları gözden kaçırmak anlamına gelebilir. Temel atıf  hatasından kaçınmak gayreti, hakikate bühtanda bulunmamızı önler. Hakikat ve merhamete her şeyden fazla ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda böylesi bir dikkat vazgeçilmezdir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar