Bir kitap...

 

Kitabın Adı: Küçük Prens 

Hakkında:

Küçük Prens, özgün adı ile "Le Petit Prince", Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından 6 Nisan 1943’te yayımlanan ve yayımlandığı günden beri dünyada en çok dile çevrilen ve en çok satın alınan kitaplardan biri olma özelliğine sahip olmuş bir eserdir. Ayrıca 10’un üzerinde Küçük Prens filmi bulunmaktadır. Birçok şarkıya ve tiyatro oyununa ilham olan kitabın içerisindeki çizimler de yazarın kendisine aittir. Kitap yazarın moderniteye ve 2. Dünya Savaşı’nın etkilerinin sürmekte olduğu topluma karşı bir eleştirisidir.


Yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry, 1935 yılında bir hız rekorunu denerken, Sahra Çölü’nün ortasına düşmüştür. Bu durum yazarın kitabı yazarken kendi hayatından ilham aldığını düşündürmektedir. Ayrıca yazar, eserini dostu Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır. Kitabın başarısından dolayı Küçük Prens ve Antoine de Saint- Exupéry’nin resmi Fransa’da, 50 franklık banknotların üzerine basılmıştır.



*** Son zamanlarda okuduğum kitaplar çok iyi, Küçük Prens de onlardan biri. Acayyyippp sevdim, birkaç alıntıyı sizinle paylaşacağım, bayılacaksınız...


Büyükler bu kez de boa yılanının içinin ya da dışının resimleriyle uğraşmayı bırakıp, kendimi coğrafya, tarih, aritmetik ve dilbilgisine vermemi öğütlediler. İşte daha altı yaşındayken belki de çok büyük bir ressam olma fırsatını böylece kaçırmış oldum.


Büyükler sayılara bayılırlar. Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim: onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar. "Sesi nasıl?" demezler örneğin, ya da. "Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu var mı?" diye sormazlar. Onun yerine. "Kaç yaşında?" derler. "Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?" Ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı.


İkisi de sustular. Sonunda küçük prens, "İnsanlar nerede?" diye söze başladı. "Çölde insan çok yalnız hissediyor kendini..."


"İnsanların arasında da yalnızdır insan," dedi yılan.



İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkânlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkân olmadığı için dostları yok artık.


Aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki. "Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez. İnsanın belli alışkanlıkları olmalı..."



Hoşça kal," dedi tilki. "İşte sana bir sır, çok basit bir şey: İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez."


"Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez," diye yineledi küçük prens; unutmamalıydı bunu.


"Gülünü senin için önemli kılan, onun için harcamış olduğun zamandır."

Yorumlar

Popüler Yayınlar