Bir Hikaye

   TUZ VE SU


Yaşlı bir köylü torununun sürekli her şeyden şikayet ettiğini, yaşamındaki her şeyden mutsuz olduğunu görüyor, onun bu durumuna üzülüyordu.

Bir gün torununu yanına çağırdı ve mutfaktan bir bardak su bir avuçta tuz getirmesini istedi. Delikanlı bunları getirdiğinde, dedesi tuzun yarısını suya karıştırmasını ve sonra da bu tuzlu suyu içmesini söyledi. Delikanlı, tuzlu suyu içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı. Bunun üzerine yaşlı adam: 

"Tadı nasıl?" diye sordu. Yüzünde sert bir ifade vardı. 

"Acı" diye cevap verdi torunu. 

Dede, torununun kolundan tuttu ve onu dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü. Torununa avucunda kalan tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Delikanlı söyleneni yaptı. Yaşlı adam tekrar sordu: 

"Tadı nasıl?"

"Ferahlatıcı" diye cevap ver delikanlı. 

"Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu dedesi.

"Hayır" diye cevapladı torunu.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanında diz çökmüş olan torununun yanında oturdu ve şöyle dedi:

"Yaşam da bize acı veren şeyler, ne azdır, ne de çok. Gerçekte ıstırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabı olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şey ile ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış"

Yorumlar

Popüler Yayınlar