İyi Yaşamak İçin Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)


Herhangi bir bedensel hastalığınız olduğunda en etkili yöntemin uygulanmasını istemeniz ne kadar doğalsa, ruhsal sorunlarda da en etkili yöntemin uygulanmasını istemeniz o denli doğaldır.


Bugün için genel tıpta bir tedavinin etkili olup olmadığını an-lamanın en iyi yolu, rasgele (randomised) kontrollü klinik çalış-malar yapmaktır. Bu yöntem, tedavisi için üzerinde çalıştığınız rahatsızlığa sahip olan bir grup insanı herhangi bir ayrıma tabii tutmaksızın rasgele ikiye bölerek, bir gruba araştırdığınız deneysel yönteminizi, diğer gruba ise başka bir yöntemi uygulayarak so-nuçları karşılaştırmaktır. Karşılaştırmada deneysel yönteminizin karşısına çıkardığınız diğer yöntem, çoğunlukla plasebo (yani ilaç olmayan ilaç) veya etkisi bilinen başka tedaviler olur. Örneğin, yeni bir yöntemin depresyon tedavisinde etkili olup olmadığı, bir grup depresif hastaya deneysel yeni yöntemin, diğer gruba da ya plasebo tedavisi veya psikoterapinin plasebo'su (hastayla diğer gru-ba ayrılan zamana eş bir sürede konuşulması) ya da etkili olduğu bilinen bir antidepresan verilerek bulunur. İki grubun iyileşme düzey ve oranları karşılaştırıldığında eğer geliştirilen yeni yön-tem plasebodan anlamlı şekilde daha etkiliyse ya da etkisi bilinen yöntem kadar veya ondan daha fazla etkiliyse, o zaman bu yeni tedavinin bilimsel olarak da etkili olduğu gösterilmiş olur.

İşte, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), ruhsal rahatsızlıkların oluşumundaki etkenleri psikoloji biliminin verilerine göre açıkla. maya ve yine bu bilimin gösterdiği ilkeler doğrultusunda çözmeye çalışan psikoterapidir. BDT'nin pek çok ruhsal rahatsızlıkta etkili bir psikoterapi olduğu, çok sayıda klinik araştırmayla gösterilmiş. tir. Ruhsal rahatsızlıkları bilimsel psikoloji bilgisiyle açıklaması, BDT'nin diğer psikoterapi türlerinden en önemli farkıdır.


BDT, uygulama ve tedavide şimdiki sorunlara odaklanır. Süre olarak sınırlıdır ve sorun çözme hedeflidir. Psikolojik yardım arayan çoğu kişinin amaçladığı şey de zaten güncel sorunlarını çözmektir. BDT'nin asıl hedefi ise kişinin bütün yaşamı süresince kullanabileceği psikolojik becerileri öğretmektir. Bu beceriler dü-şünceleri saptamak, düşüncelerin sadece düşünce olduğunu fark etmek, gerçekçi düşünmek, inançları değiştirmek, çevreyle yeni ilişkiler kurmak ve davranış değişikliğidir.


BDT, bilişsel kuram ve öğrenme kuramlarına (davranışçı psi-kolojiye) dayanır. Olayları algılama biçimimizin duygusal tepki-lerimizi etkilediği gerçeği bilişsel terapinin ana çıkış noktasıdır: "Olayları olduğu gibi değil, algıladığımız gibi görürüz." Yani duygu-sal tepkimiz sadece durumdan değil, durumla ilgili algı ve düşün-celerimizden de etkilenir. Bizim dış dünyayı olduğu gibi anlama şansımız yoktur; algı ve bilişsel sistem (tanımlama, anlamlandır-ma, yorumlama, değerlendirme, tahmin ve öngörüde bulunma vb. işlevler) aracılığıyla dünyayı anlarız. Eğer olan bitenler, algı ve bilişsel sistemimiz tarafından çok fazla çarpıtılmadan bize ulaşırsa, duygusal tepkilerimiz ve davranışlarımız yerinde ve uygun olur. Fakat bilişsel sistem, özellikle insanlar gerilim ve baskı altınday-ken iç gerçekliği farklılaştırmaya başlar. Bu durumlarda bireyler net ve açık düşünemezler, düşünceleri bir biçimde gerçeklikten farklılaşmaya başlar. Algı ve bilişsel sistemimiz gerçekliği çok fazla değiştirdiğinde de sorun yaşamaya başlarız.


Bilişsel terapi, kişilerin sıkıntı durumlarına eşlik veya öncülük


eden düşüncelerini saptamalarını ve bu düşüncelerin gerçeklikle ne kadar örtüştüğünü incelemelerine yardımcı olur. Kişi uygunsuz düşüncelere inanıp ona göre hareket etmek yerine, o an içinde bu-lunulan gerçeklikle daha uyumlu, daha işlevsel düşünmeye başlar. Duygusunu da daha iyi değerlendirip duruma uygun hisseder. Bu, BDT'nin bilişsel kısmıdır.


BDT'nin ikinci ve belki de bilişten (algı ve düşünceden) daha önemli diğer bileşeni ise davranışçı kısımdır. BDT'de, davranışla-rımızın yaşamımızı olumlu yönde etkileyecek şekilde değişmesi amaçlanır. Davranış değişikliği, içinde bulunduğumuz ortamı ve bağlamı da değiştirerek, yaşantımızdaki sorunları çözmeye yar-dımcı olur. Bu nedenle BDT'de sorun çözme ve davranış değişikliği en çok kullanılan yöntemler arasında yer alır. Yaptıklarımızın, yani davranış ve konuşmalarımızın değişmesi, yaşayacağımız olayların ve içinde bulunduğumuz ortamın yanı sıra, başımıza gelenleri de bir ölçüde etkiler. Bu da yaşam kalitemizi artırır. Hem düşünce-mizi hem de duygumuzu etkiler ve giderek daha anlamlı, daha iyi bir yaşam sürmemizi sağlar.


Bu kitaptaki yolculuğumuzda varmak istediğimiz hedef "iyi yaşamak." BDT ise bu yolculuktaki pusulamız olacak. Eğer aklını-za yattıysa, bütün olayın olup bittiği yeri, yani beynimizi ve sinir sistemimizi tanıyarak başlayalım bu yolculuğa.

Yorumlar

Popüler Yayınlar