Biraz da felsefe
Davranışlarımızın denetimimiz dışındaki psikolojik güçler tarafından belirlendiğine inanmak ahlâki sorumluluk fikrini son derece aşındırmıştır. Bu tartışmalardan haberi olan bir katil yüzsüzce kendisini cinayete gofretindeki şekerin zorladığını söyleyebilir. Bu, "Şeytana uydum" bahanesinin psikoloji kılığına bürünmüş halidir.
Öte yandan, "Bana bunu Tanrı yaptırdı. Esasen Tanrı, evrendeki her şeyi en ufak ayrıntısına kadar belirlemiştir," diyen belirlenimciler (deterministler) de vardır. On yedinci yüzyıl Hollandalı Yahudi filozofu Baruch Spinoza ile on sekizinci yüzyıl Amerikan teologu Jonathan Edwards bu tür teolojik belirlenimciliğin yandaşıydı. Aşağıda okuyacağınız fıkradaki kartal, kurbağa ve kamyon şoförü büyük olasılıkla eylemlerine özgür iradeleriyle karar verdiklerini düşünmektedirler:
Musa, İsa ve sakallı bir ihtiyar golf oynuyormuş. Musa uzun mesafeli bir atış yapmış; top çim alana inmiş ama dosdoğru gidip yapay gölcüğe yuvarlanmış. Aynı anda Musa sopasını kaldırmış, gölcüğün suları ikiye ayrılmış ve top yoluna devam edip çimlere ulaşmış.
İsa da uzun bir atış yapmış. Onun vurduğu top da doğrudan gölcüğe gitmiş ama tam içine düşecekken havada asılı kalmış. İsa gitmiş, suyun üzerinde yürüyüp topu almış ve yeşilliğe bırakmış.
Sıra sakallı ihtiyara gelmiş. İhtiyarın vurduğu top doğrudan çitlere çarpıp yola fırlamış, o sırada yoldan geçen bir kamyondan sekip gerisingeri golf sahasına yönelmiş. Bu top da gölcüğe gidiyormuş ama gitmemiş, çiçeklerin arasına düşmüş. Çiçeklerin arasındaki bir kurbağa topu görür görmez atılıp ağzına alıvermiş. Tam o sırada bir kartal süzülerek gelmiş ve kurbağayı kapmış ve yükselmiş. Kartal, pençelerinde kurbağayla golf sahasının ucuna doğru ilerlerken kurbağa topu ağzından bırakmış ve top süzülerek doğrudan deliğe girmiş.
Bunun üzerine Musa, İsa'ya bakmış ve "Babanla golf oynamayı hiç sevmiyorum,"

Yorumlar
Yorum Gönder