Aşk, yüreğiyle konuşabilenlerin ödülüdür...
Aşk, yüreğiyle konuşabilenlerin ödülüdür. İnsan yüreği, yuva kurma arzusu ile yaratılmıştır. Ancak bu yuvayı inşa etmek yalnızca sevgiyi bulmakla mümkün olmaz;cesaret, fedakârlık ve emek ister. Aile, sadece dört duvar arasında yaşanan bir hikâye değildir. O hikâyenin kahramanları, birbirlerinin yüreğinde birer yuva inşa eder. Ama bazen, o yuvanın temelleri korkuyla sarsılır. Cesaret edemez insan...
Sevmeye, bağlanmaya, sorumluluk almaya...
Bir kadın, bir yuvanın ruhudur. Onun gülüşü, evin içinde bir güneş gibi parlar; onun huzuru, herkesi sarıp sarmalar. Ancak kadın, sevgiyi tek başına taşıyamaz. Eğer bir adam onun yüreğini taşımaktan korkarsa, kadın o yükü bırakır.Ve işte o anda, cesaretin eksikliği bir yuvanın hiç doğmamasına sebep olur.
Cesaret, sadece büyük adımlar atmak değildir. Bazen sevdiğin kişinin gözlerine bakıp, "Evet, ben buradayım. Seninle birlikte öğrenmeye, büyümeye ve güçlenmeye hazırım," diyebilmektir. Ama o sözü söyleyemezsen, bir gün onun gülüşünü başkasının yüreğinde yuva yaparken izlersin.Ve uzaklarda kalan sadece o gülüş değil, senin cesaret edemediğin tüm güzel ihtimaller olur.
Aile, korkaklıkla değil, yürekle kurulur. Korktuğun için kaybettiğin bir kadının ardından, hiçbir pişmanlık o yuvayı geri getiremez. Yüreğinde bir yuva kurmaya cesaret eden insan, aşkın da, huzurun da anlamını bulur. Çünkü aşk,yüreğiyle konuşabilenlerin ödülüdür.

Yorumlar
Yorum Gönder