Teoman Duralı'nın felsefe'ye bakışı...
Felsefe-bilim geçmişten günümüze insan aklının, varlık, bilgi ve değer üzerine bir arayışıdır. Felsefe-bilim, biri olmaksızın diğeri düşünülemez olan, felsefe ve bilimin birbirinden beslendiği bütünlüklü bir yapıdır. Felsefe meraktan beslenir ve bilgelik, 'kendini merak' ile başlar. Ancak felsefe, zeminini bilgelikten almış olsa da, ondan ayrı bir yol izler. Felsefe, zamanla insanın kendini bilme çabasından uzaklaşarak bilgi nedir, nasıl elde edilir, nereden gelir gibi sorularla bilgi üreticisi haline gelir ve bilimi vücuda getirir. Felsefeyi ilk defa sistemli hale getiren ve felsefe-bilimin temellerini ilk atan Aristoteles'tir. Ancak, Descartes sonrası Batı'da biçimlenen felsefebilime yüklenen anlam değişiklik göstermiştir. Felsefe-bilim nedir ve Aristoteles'ten günümüze ne gibi değişiklikler geçirmiştir sorusu çerçevesinde Ş. Teoman Duralı'nın düşünceleri yol gösterici niteliktedir. Duralı'ya göre felsefe-bilim, dayanağını mantık, kültür, fizik ve metafizik çalışmalar, can/lılık, evrim, ahlak gibi pek çok alandan alan, tek boyutlu düşünülemeyecek kadar kapsamlı bir çabanın ürünüdür. Duralı, felsefebilimin özünün Aristoteles'in felsefe-bilim anlayışında gizli olduğuna işaret eder. Descartes sonrası Batı düşüncesinde, özellikle üzerinde durmuş olduğu İngiliz Yahudi Medeniyeti zihniyetinde ise, bir değer varlığı olan insanın insan olma özelliğinin çıkarılmasıyla felsefe-bilimin sekteye uğrama durumu söz konusudur. İnsanın 'can' denilen ruhani yönü kendinden alınırsa geriye sadece maddi yönü kalır. Felsefe-bilimin yapılabilmesinde, hatta bir ilim, bir bilim yapılabilmesinin temelinde insana verilen değer yatar. Duralı, felsefe-bilim yapılabilmesi için Descartes sonrası Batı düşüncesinin dayattığı makine insanın yerini, tekrar insanın değerli olduğu bir düzeneği bırakması gerekliliğini savunur. Bu açıdan felsefe-bilim anlayışının ve insana özgü değerlerin yeniden inşasını önemser.

Yorumlar
Yorum Gönder