Kaçma eğilimi...
Çatışmadan, tartışmalardan ve sorundan kaçma eğilimi, varlık ve benlik sınırlarının daralmasına neden olur.
“Aman insanlar gerilmesin...”
“Boş yere tartışma olmasın...”
“Hakkımda yanlış şeyler düşünmesinler...”
“Arkamdan konuşmasınlar...”
“Kötü biri olduğum fikrine kapılmasınlar...”
“Sevecen ve çözüm odaklı biri olmadığımı sanmasınlar...”
Bütün bu kaygıların temelinde değersizlik hissi, kaybetme ve sevilmeme korkusu, değer görme beklentisi yatar ki hepsi aslında dönüp dolaşıp özgüven yoksunluğuna dayanır.
Özgüven yoksunluğu, varlık ve benlik sınırlarının kolayca aşılmasına neden olur.
Sınırları olmayan bireylerin, sağlıklı bir psikolojiyle yaşam kalitelerini artırarak sürdürmeleri mümkün değildir.
Hayır diyemeyen, böylece varlık ve benlik sınırlarını oluşturup koruyamayan bireylerde çoğunlukla strese bağlı psikolojik sorunlara rastlamak hiç de az bir olasılık değil...
İçe kapanma, depresyon, kişilik bozukluğu, tükenmişlik sendromu, kronik yorgunluk bu sürecin belli başlı sıkıntıları olarak çıkacaktır su yüzüne...
Hayır diyememek de elbette değersizlik hissi sonucunda ortaya çıkar. Kişi, kendini değerli ve itibarlı bulmak adına kimsenin ilgisini, beğenisini, onayını ve takdirini gözden çıkaramaz.
Onay beklentisi de aynı şekilde değersizlik hissinden kaynaklanır. Değersizlik hissiyle baş edebilmenin temel yollarından beri, dışarıdan gelecek hiçbir onayın beklentisi içine düşmemektir.
Kimin, hangi konuda, ne düşündüğünü belirleyici bir faktör olarak kabul etmemek gerekir.
Dış seslerin ve faktörlerin alınacak kararlarda ya da zihinsel olarak oluşturulacak düşüncede majör bir güce ve etkiye sahip olması doğru değildir!..

Yorumlar
Yorum Gönder