Bir Hikaye: Ölülerde kanarmış.


Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeyen ve hiçbir yaşamsal faaliyete katılmayan bir akıl hastası, uzman psikiyatristler tarafından girişilen bütün çabalara karşı ölü olmadığına bir türlü ikna edilememiş. 

Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedaviyi üstlenen psikiyatristlerden biri, sonunda hastaya, ölülerin kanayıp kanamayacağına dair bir soru yöneltmiş. Hasta, "Tabii ki kanamaz, çünkü ölülerin bütün hayat fonksiyonları durmuştur." diye cevap vermiş. Bunun üzerine psikiyatrist küçük bir iğne alıp hastanın parmağına batırmış. Bir müddet parmağına bakıp, kanadığını gören hastanın tepkisi şu olmuş:

"Lanet olsun! ölüler de kanarmış."

                                                                                    Abraham Maslow


**Sorgulamadan inandığımız bir şey varsa; bize, inandığımız o şeye karşıt bir delil gösterilse de ne yapar ne eder o delili kendi inandığımıza uygun ait delil haline getiririz. Psikoloji tabiriyle buna rasyonalizasyon (mantığa uygun hale getirme/mantığa büründürme) hali denir. 


***“Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır.”


***Bununla ilgili olarak İbn Sina şöyle söyler: "Hiç kimse, görmek istemeyen biri kadar kör olamaz."


* Veshasıl-ı kelam siz neyi ne kadar gösterirseniz gösterin, kimseye istemediği bir şeyi göstermezsiniz. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar