Ben Gökkuşağıyım
Neden insanlara renklerle bir sıfat yakıştırmayı adet haline
getirmişiz acaba?
Çünkü bizim için en kolayı bu değil mi?
Sen siyah beyazsın, senin grin yok!
Ne demek bu?
Yani iki uçta yaşıyorsun. Ya seversin ya döversin mi?
Ya evet ya hayır mı?
Belki yok mu?
Hayır, ben gökkuşağıyım diyebilmeli insan...
İnsanda tamamen içindeki tüm renkleri ortaya çıkaracak bir tınısı var. Hiç birimiz sadece siyah veya beyaz değiliz. Bizim pembemiz, morumuz, sarımız, yeşilimiz, özetle gökkuşağının her rengi ve tonu var içimizde. Bunu gerekli zamanlarda ortaya çıkarmayı da bilmeliyiz. Pembe düşlerimizi anlatmalı, kırmızı cazibemizi kullanmalı, masmavi bir deniz gibi bazen duru ve sakin olmalı, yem yeşil bir orman gibi bereketli ve güneş kadar Sıcak, buz kadar soğuk olabilmeliyiz. Kendimizi anlatırken tanımlarken veya başkasının bizi tanımlamasına izin verirken bu yanlarımızı ortaya koyabilmeliyiz. Herkesin tek bir gömleği yok ki bu hayatta. İş gömleği, anne, baba, karı-koca, kardeş, sevgili, dost, akraba, arkadaş pek çok rolümüz var. Ve renklerimiz tonlarımız buradaki pozisyonlarımıza göre değişiyor. Kişiliğimizin renkleri gökkuşağı gibi yelpaze açıyor. İçinizdeki gökkuşağını ve renklerinizi keşfedin. Hayal edin. Sıcak ve tatlı, mutlu ve huzurlu olmayı hayal edin. İçinizdeki renkleri ve bu duyguyu lisanınıza taşıyın. Kendinizi başkalarından önce siz tanımlayın.

Yorumlar
Yorum Gönder