Duygu...


Bir durum ya da olayın insanların iç dünyasında uyandırdığı karmaşık tepkilere duygu denir. Duyguların deneyimsel, davranışsal ve fizyolojik bileşenleri bulunduğu için karmaşık olarak nitelendirilirler. Duygunun eş anlamlısı olarak his kullanılsa da; duygular his, itici güç, fizyolojik değişim ve denetim gibi pek çok öğeden meydana gelir. İlk olarak yüz ifadesinde kendini gösteren duygular, beden dili ve ses tonu ile de ifade edilebilir.

Duygular ruhsal, fiziksel ve davranışsal ögeleri olan, karmaşık hislerdir. Ruhsal bakımdan duygularımızı ve hislerimizi, 'tatlı' veya 'tatsız' olarak yaşarız. Fiziksel bakımdan 'çok farkındalık' veya 'gerginlik' olarak yaşarız. Davranışsal bakımdan ise 'bir eyleme geçme dürtüsü' olarak yaşarız.

Mutlu olmayı, amaçlarımızı gerçekleştirmeyi hepimiz isteriz. Ne var ki, bunaltı, öfke depresyon ve daha başka tatsız duygular her günkü yaşamımızın tadını kaçırmakla kalmaz, bizi amaçlarımıza ulaşmaktan da alıkoyarlar. Üstelik, dizginlenemeyen duygular sağlığımızı bozar; sürüp giden öfke ve sabırsızlık duyguları türlü kalp-damar sorunlarına yatkın olmamıza yol açar. Söz gelimi, bir öfke patlaması kan basıncımızı birden bire yükseltebilir, bu da bir kılcal damarı çatlatarak inmeye neden olabilir. Yoğunlukla yaşanan tatsız duygular çok çeşitli yollardan bedenimizde tahribata yol açar ve yaşamımızı alt üst eder. 



Yorumlar

Popüler Yayınlar