Sevgi Üzerine...
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Diyor Nazım Hikmet...
Sevgiyi de sevmeyi de ne güzel vurgulamış bu şiirinde.
İnsanın doğasında olan çok özel ve güzel bir duygudur sevgi. Gösterişsizdir, doğaldır, yürek ister, emek ister, ruhun gıdasıdır. Bütün varlıklar sevildikçe anlamlıdır. İnsanın bedenine iskân edilen ruh, ancak sevgi ile nefes alır, sevgiyle beslenirse güzelleşir.
Üç tür sevgi vardır:
1.Çünkü sevgisidir.
Seni seviyorum çünkü çok özelsin, seni seviyorum çünkü çok güzelsin, seni seviyorum çünkü çok yakışıklısın, seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var vs.
Dikkat ederseniz bu çünkü sevgisinde insan ya da kişi kim ve ne olduğu için ya da bir sebepten dolayı sevilir.
2. Eğer sevgisidir.
Seni seviyorum eğer sende beni seversen, seni severim eğer şimdi ki gibi kalırsak, seni severim eğer hiç ayrılmazsak, seni severim eğer evlenirsek vs.
Burada şartlı, karşılıklı sevme vardır, bir şeyin karşılığında severiz ya da seviliriz.
Bazen annlerimizden; seni severim eğer oyuncaklarını toplarsan, seni severim eğer dediklerimi yaparsan, seni severim eğer beni üzmezsen, seni severim eğer odanı toplarsan ya da mutfakta bana yardım edersen gibi cümleler duyarız. Oysaki bir çocuğun, annesinin koşulsuz sevgisine ihtiyacı vardır, eğer sevgisine değil.
3. Rağmen sevgisidir.
İşte burada insan kim ve ne olduğu için değil, kim ve ne olduğuna rağmen sevilir; niyesiz, sebepsiz, koşulsuz, şartsız sevilir.
Sigara içmene rağmen seni seviyorum, imkansız olmana rağmen seni seviyorum, aramızda yaş farkı çok olmasına rağmen seni seviyorum vs.
Dikkat ederseniz buradaki sevgi türü, bütün yüreklerin susadığı sevgi türüdür. Hatta bu sevginin eksikliğini belki de dünyadaki en büyük kıtlık olarak tanımlamak mümkün...
İşte Nazım Hikmet'te bu şiirinde, rağmen sevgisini işlemiştir. Seni elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? diye sormuştur tüm okurlarına. Zühre Tahiri artık sevmeseydi yahut hiç sevmeseydi, Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden diyerek de cevap vermiştir sorduğu soruya. Haklı değil mi burada Nazım Hikmet. Kimseyi kendimizi sevmesini için zorlayamayız. Ama sevmiyor diye vaz da geçemeyiz ya sevdamızdan. İşte Nazım Hikmet de aslında bizi biz yapan şeylerden birisinin, hislerimiz olduğuna dikkat çekmiştir bu şiirinde. Hem sevmeyi vurgulanmıştır hem sevdayı hemde sevda çekmenin ayıp olmadığını...
Peki ya sen değerli okuyucum, sen en çok hangi sevgi türünü kullanıyorsun?
Yorumlarını bekliyorum...

Yorumlar
Yorum Gönder