Aşk mı...? Sevgi mi...?


Aşk… Ne kadar büyüleyici bir kelime değil mi? Peki ya sevgi, daha az etkileyici görünen ama temeli daha sağlam olan bir duygu. "Aşk bulunan bir şey; sevgi ise özenle büyüttüğün, emek verdiğin bir yaşantıdır." der Mehmet Zihni Sungur. Sevginin, belirli bir zaman ve emek verilerek elde edildiğini, bu yüzden daha değerli olduğunu söyler. Haklıdır da. Bizler karşımıza çıkan insanları, dostlarımızı ve yahut arkadaşlarımızı birdenbire mi sevdik? Ya da belli bir zaman diliminde tanıyarak mı? Evet, bu noktadan baktığımızda, aşk biraz tesadüfi bir şey. Ama sevgi tam bir emek ürünü. Zaman, sabır, ilgi, alaka ve şefkat istiyor. 

Mehmet Zihni Sungur Hoca'nın gerek kitaplarında gerekse konuşmalarında yer verdiği bu konudaki görüşlerini çok doğru buluyorum. Biz aşkı ve sevgiyi aynı zannederken, o aynı olmadığını ve  temelde taban tabana zıt duygular olduğunu söylüyor. 


Mehmet Hoca;


*** "Aşk bir ihtiyaç, sevgi bir sanattır." diyor ve "Aşk, seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var, Sevgi sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum.” ikisi farklı şeyler, diye bir ekleme yapıyor. 

Burada size şu soruları sormak istiyorum; sevdiğimiz insanı ona ihtiyacımız olduğu için mi seviyoruz, yoksa onu sevdiğimiz için mi ona ihtiyacımız var? İşte, aşk ve sevgi arasındaki en temel fark burada ortaya çıkıyor. Bu noktada, birdenbire ortaya çıkan aşk, sevgiyi ihtiyaçtan ötürü veriyor. Ama sevgi ise, onu sevdiği için ona ihtiyaç duyuyor. Biri biraz bencillik ve menfaat taşırken diğeri tamamen verici bir bağlanmayı simgeliyor.


*** "Öyle bir sev ki, sevilen de sevmeyi senden öğrensin.” diyor. 

 Hepimiz sevilmek istiyoruz değil mi? Ve sevilmek tabi ki en doğal hakkımız. Ama sevilmeyi beklerken, acaba bir şeyleri unutuyor muyuz? Mesela sevmeyi... Mehmet Hoca burada bize, sevmek için karşılık beklememeyi, önce vermeyi, sonra almayı öğütlüyor. Yani, neden her şeyi hep karşıdan bekliyoruz ki? Önce biz sevelim. Hatta öyle bir sevelim ki, bu sevgi karşı tarafı da sevgi anlamında dönüştürsün.


*** "Aşk daha tutkulu daha coşkulu yaşanırken; sevgi daha farkındalıklı daha derinlikli daha dingin yaşanan bir duygudur." diyor. 

Aşık olduğumuzu düşünelim... Nasıl hissederiz? Çok heyecanlanırız, nefesimiz kesilecek gibi olur, kalbimiz güm güm atar, düşünemeyiz, iki kelam edip konuşamayız değil mi? Bir de sevdiğimizi düşünelim... Sevdiğimiz birinin yanında nasıl hissederiz? Mutlu, huzurlu, sıcak ve samimi hissederiz; rahat hissederiz. Aşık olduğumuzda ya bizi beğenmezse diye bir kaygımız olur ama sevdiğimiz insanların yanında olduğumuz gibi davranırız. Kıyaslayınca fark ediyoruz ki sevgi daha sağlıklı daha doyurucu iken aşk daha zararlı daha geçici bir duygu. 


*** "Aşk bizlerin başını döndürür, sevgi ise bütün dünyayı döndürür." diyor. 

Kimimiz çiçekleri sever, kimimiz köpekleri, kimimiz çocukları... Her birimizin sevgisi bir diğerinden farklı. Peki ya aşk... Aşk yalnızca bir kişi ile sınırlı. Aşağı yukarı hislerimiz de hemen hemen aynı. Sevgi daha kapsamlı daha geniş bir duygu iken aşk daha sığ daha özel ya da daha öznel bir duygu... Buradan baktığımızda görüyoruz ki Mehmet hoca bu sözüyle bize, sevginin ne kadar güçlü bir duygu olduğunu, hatta bu gücün dünyayı döndürebilecek bir niteliği olduğunu söyler...


Burada son olarak bir şeye daha dikkatinizi çekmek istiyorum o da  aslında hepimizin bildiği, hafızalarımıza kazınan, tam da bu bahsettiğimiz kavramları anlatan, harika bir film: Selvi Boylum Al Yazmalım... Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un kitabından uyarlanan, başrollerini Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın oynadığı, izleyiciye "sevgi neydi? diye soran ve her sahnesiyle çok beğenilmiş bir film. Eminim ki bir çoğumuzun favori filmlerinden biridir... İşte bu film de bu iki kavram üzerine kurulmuştur.


Sözlerime son verirken sevmenin ve sevginin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladığımı belirtmek istiyorum çünkü ben aşk insanı olduğumu düşünmüyorum. Ben bir insanı tanıdıkça sevebilen, duygularımı daha dingin daha doyurucu yaşayan bir insanım. Ve sanırım tercihimi sevgiden yana yapıyorum. Ben sevgi insanıyım... Peki ya sen...? 

Yorumlarınızı bekliyorum... 










Yorumlar

Popüler Yayınlar